







 |
KULAK EŞİTLEMEK
Kulak eşitlemek,
sualtına inmenin en önemli, safhalarından biridir. Bu konuda yanlış
ve eksik bilgi ile hareket etmek, duyma kayıpları, ve kalıcı
sakatlanmalar gibi ciddi bedellerin ödenmesine neden olabilir.
Sualtına gönülden bağlı bir insanın, yanlış veya eksik bilgi sonucu
kendini sakatlayıp ömür boyu bu güzel spordan mahrum kalması çok
acıdır. Bu nedenle, kulak eşitleme konusunu çok iyi hazmedip,
uygulamak gerekir.
Kulak eşitlemenin çok değişik metodları var. Bu metodları kolaydan
zora doğru sıralamak mümkün, ancak, bir noktadan sonra, devreye,
kişinin fizyolojik özellikleri de girdiği için, bütün tekniklerin
herkes tarafından garanti ile uygulanma şansı yok. Üst solunum
yollarının yapısı, östaki kanalının dar veya geniş olması, kas
yapısı vs. gibi doğuştan gelen avantajlar, bazı kulak eşitleme
yöntemlerinin başarılmasında büyük rol oynuyor. Bu nedenle konumuz
herkes tarafından başarı ile uygulanabilen yöntemleri kapsıyor.
Antonio Valsalva 1700 lerde ilk defa kulak eşitlemeyi; burnun
kapatıldıktan sonra, ciğerlerin, diyaframın kasılması ile
sıkıştırılarak, burun boşluğuna hava basıncı uygulanması olarak
tanımladı.
Bu yöntemde prensip, östaki yolu ile, orta kulağa belirli bir hava
basıncı ulaştırmaktır. Kolay bir yöntemdir ve üst solunum yollarında
problem olmayan herkes tarafından başarı ile uygulanabilir.
Ancak Valsalva yönteminin belirli sakıncaları olduğu da bir gerçek.
Öncelikle, derinliğin artması ile dış basınca maruz kalan ve yavaşça
içeri çökmeye başlayan kulak zarına, ciğerlerden gelen ani ve
kontrolsüz bir karşı basınç ugulamak, kulak zarı üzerinde darbe
etkisi yapar. Bu darbe nedeni ile oluşabilecek mikrolezyonlar,
enfeksyon riskine açıktır, ayrıca zaman içinde, duyma hassasiyetinde
azalmalar oluşur. Eşitleme işlemi için diyaframın kullanılması,
belirli bir efor gerektirir. Diyafram kası oldukça büyüktür ve
oksijen tüketir. Sualtında iken çok ekonomik kullanılması gereken
oksijenin çabuk tüketilmesine neden olur. Eşitleme işleminin en az
bir kaç kez yapıldığı düşünülürse, uygulanan efor sonucu,
toplardamarların daralması ve kalbe dönüş debisinin düşerek kan
basıncının da düşmesine neden olması sonucu, göz kararması, tünel
görüşü, baş dönmesi gibi hiç istenmeyen durumlar ortaya çıkar.
Sonuç olarak Valsalva yöntemi kesinlikle iş görse de,
uygulanmasındaki dezavantajları nedeni ile pek tavsiye edilmez. Aynı
prensiplere dayanan ancak, östaki yoluna uygulanacak hava basıncını
farklı bir yöntemle elde eden Frenzel Tekniği, çok daha sağlıklı bir
yöntemdir ve herkes tarafından başarılı olarak uygulanabilir.
Herman Frenzel ikinci dünya savaşında, Alman Hava Kuvvetleri'nde
savaş pilotu olarak görev almıştır. O dönemin teknik imkanları
dahilinde, kabin içi basıncının, günümüz yolcu uçaklarındaki gibi
mükemmel ayarlanamadığı uçaklarla, çok ani dalışların yapıldığı
manevralarda kulak eşitlemek gerekiyordu. Frenzel, kendi adı ile
anılacak olan bu tekniği bularak literatüre geçirmiştir.
Frenzel tekniği
Ciğerlere giden kanala nefes borusu diyoruz. Bu borunun girişi,
epiglottis tarafından kapatılıp açılabilir.
Mideye giden kanala, yemek borusu diyoruz. Bu borunun girişi, açık
veya kapalı olabilir, ancak yutkunma işlemi haricinde her zaman
kapalıdır.
Ciğerlerimize giren veya ciğerlerimizden çıkan havanın
yönlendirilmesi, küçük dilimiz ile yapılır. Eğer küçük dilimiz nötr
pozisyonda ise, hava her iki yoldan, yani hem burnumuzdan hem de
ağzımızdan çıkabilir veya girebilir. Diğer bir anlatımla, hem
burnumuzdan, hem ağzımızdan, aynı andan nefes alabilir veya
verebiliriz.
Küçük dil kalkık pozisyona getirilirse, burun boşluğu arkadan
kapatıldığı için, hava sadece ağzımızdan girip çıkabilir.
Küçük dil, düşük pozisyona getirilirse, ağız boşluğu arkadan
kapatıldığı için, bu defa, hava sadece burnumuzdan girip çıkacaktır.
Östaki kanallarının ağızları, arka burun boşluğuna açılır. Kulak
eşitleme işleminin anahtarı, havayı bu kanallara girmeye zorlamaktan
ibarettir.
Burun baş ve işaret parmağı ile kapatılmıştır.
Küçük dil nötr pozisyondadır.
Epiglottis kapalı pozisyondadır.
Dilin arkaya doğru hareket ettirilerek kasılması sonucu, ağız
boşluğunda hapsolan hava sıkışır.
Epiglottis, nefes borusunu kapadığı için, hava, ciğerlere gidemez.
Yemek borusu kapalı olduğu için miğdeye de gidemez.
Geriye kalan iki yoldan biri olan burnu da biz kapattığımıza göre
geriye tek yol kalır: Açık olan östaki kanalları.
Dilimiz oldukça kuvvetli bir kastır ve uyguladığı basınç, havayı
eşitlemeyi sağlayacak kadar sıkıştırabilir.
Bu yöntemin en büyük avantajı, eşitleme yapan havanın basıncının
sadece dilin hareketi ile kontrol edilmesidir. Valsalva' da olduğu
gibi tüm ciğerlerin nispeten kontrolsüz basıncı yerine çok daha
hassas ve kontrol edilebilir bir basınç uygulamak, kulak zarını
darbeden korur.
Frenzel tekniğini uygulayabilmek için ;
1. Burnunuzu baş ve işaret parmaklarınızı kullanarak kapatın.
2. Ağzınızı bir miktar hava ile doldurun.
3. Epiglottis' i kapatın.
4. Küçük dilinizi nötr pozisyona getirin.
5. Dilinizi bir piston gibi kullanarak havayı ağız boşluğunun
gerisine itin.
Genellikle çoğumuz, epiglottis ve küçük dili kontrol etmeyi
bilmeyiz. Aynı şekilde, dilin, bir piston gibi nasıl kullanılacağı
da bilinmez.
Eric Fattah' ın Frenzel tekniği için hazırladığı yazı, bu yöntemi en
iyi anlaşılabilir şekilde anlatanlardan biridir. Sırası ile her adım
doğru anlaşılıp uygulandığı takdirde, Frenzel tekniğini herkes
başarı ile uygulayabilir.
Bu tekniği uygulayabilmek için öğrenmemiz gereken işlemleri sırası
ile görelim;
1. Ağız boşluğunun gerektiği kadar hava ile doldurulması.
2. Epiglottis' i kontrol edebilmek.
3. Küçük dili kontrol edebilmek.
4. Dilin bir blok engel oluşturmasını sağlamak.
5. Dilin bir piston vazifesi görmesini sağlamak.
6. Epiglottis ve küçük dilin, birbirlerinden bağımsız olarak
kullanılmasını öğrenmek.
7. Tüm aşamaların biraraya getirilmesi.
Serbest dalış yapanlar için, Frenzel tekniğinin ileri bir safhası
var. Frenzel tekniği için ağız boşluğunun bir miktar hava ile dolu
olması gerekir. Belirli bir derinlikten sonra, ciğer hacminin
küçülmesi ve dış basıncın etkisi ile, ciğerlerde ağıza hava almak
zorlaşır ve nihayet imkansız olur. Bu durumda iniş sürüyorsa, kulak
eşitlemeye devam edebilmek için, diyafram kullanılarak Frenzel
tekniği uygulanır. Karnın içeri çekilmesi prensibine dayanan
diyafragmatik frenzel ile, diyafram ve dolayısı ile ciğerler yukarı
itilir. Bu yöntemle bir miktar hava ağız boşluğuna alınabilir. Bu
noktada, dikkat edilmesi gereken, ağıza hava aldıktan hemen sonra
epiglottis' in kapatılmasıdır. Böylece havanın ciğerlere geri dönüş
yolu kapatılmış olur. Ancak bu teknik de, belirli bir derinlikten
sonra işe yaramayacaktır. Dalıcının fizik yapısı ve tekniğine bağlı
olarak 50 ile 90 metre arasında bir derinlikte diyafragmatik frenzel
işlevini yitirir. Bu konu sualtı avcılığının dışında olduğu için bu
yazıda yer vermiyoruz.
1. Ağız boşluğunun hava ile doldurulması
Yanaklarınızı bir balon gibi şişirin ve bir kaç saniye bu vaziyette
tutun. Sonra, yanaklarınızı kullanarak, ağzınızdaki havayı,
ciğerlerinize geri itin. Bu işlemi rahatlıkla yapabilene kadar
defalarca tekrarlayın.
2. Epiglottis' i kontrol edebilmek
Epiglottis' in kontrol etmeyi öğrenmenin bir çok yöntemi vardır.
Gargara yapmak
Ağzınıza bir miktar su alın
Başınızı geriye kaldırın, fakat suyun gırtlağınızdan geçmesine izin
vermeyin, tabi ki suyu da yutmayın.
Epiglottis' i kapattığınız için su gırtlağınızdan geçmemektedir
Verilen nefesin durdurulması
Ağzınızı açın ve açık tutun
Nefes vermeye başlayın ve durun. Ciğerleriniz nefes vermek için
basınç uyguladığı halde dışarı hava çıkmaz, bunun nedeni,
epiglottis' i kapatmış olmanızdır.
Alınan nefesin durdurulması
Ağzınızı açın ve açık tutun
Nefes almaya başlayın, ve hemen ardından havanın ciğerlerinize
gitmesine izin vermeyin. Diğer bir deyişle, gırtlağınızdan geçişini
engelleyin.
Epiglottis' i kapattığınız için hava ciğerlerinize girememektedir.
Çalışma
Ciğerlerinizi doldurduktan sonra, ağzınız açık pozisyonda, nefes
verirken, havanın çıkmasına engel olun.
Ciğerleriniz nefes vermek için basınç uygulamaya devam etsin.
Çok kısa bir an için, havanın çıkmasına izin verin ve tekrar tutun.
Ağzınızın açık olmasına dikkat edin.
Bırakma ve tutma işlemini mümkün olduğu kadar kısa aralıklarla
yapmaya devam edin.
Kontrol ettiğiniz kas epiglottis' tir.
3. Küçük dilin kontrol edilmesi
Ağzınızı kapatın
Burnunuzdan nefes alın
Burnunuzdan nefes verin
Tekrar nefes alın
Ağzınızı açın
Ağzınız açık iken sadece burnunuzdan nefes verin. Ağzınızdan hiç
hava gelmemesi gerekiyor
Aynı şekilde sadece burnunuzdan nefes alın. Ağzınızdan hiç hava
girmemesi gerekiyor
Bu şekilde ağzınız açık iken nefes alıp vermeye devam edin
Pozisyonunuzu değiştirmeden bu defa sadece ağzınızdan nefes alıp
verin, burnunuzdan hiç hava akımı olmamalı
Ağzınız açık pozisyonda iken, isteğinize göre, burnunuzdan veya
ağzınızdan ayrı ayrı nefes alıp verebiliyorsanız, sonraki aşamaya
geçin
Derin bir nefes alın
Ağzınızı açın ve öyle tutun
Sadece ağzınızdan yavaşça nefes vermeye başlayın
Ağzınız açık pozisyonda, ağzınızdan nefes verirken, sadece
burnunuzdan nefes vermeye başlayın
- Aynı şekilde tekrar ağzınızdan nefes vermeye dönün
- Yol değiştirme işlemini mümkün olduğu çabuk, arka arkaya yapın
- Bu çalışmayı nefes alırken de yapın
- Havanın yönünün değiştirirken kullandığınız, küçük dilinizdir.
Ağzınızdan nefes alıp vermek için, küçük dilinizi yukarı pozisyona,
burnunuzdan nefes alıp vermek için de aşağı pozisyon
getirmektesiniz.
- Nefesiniz, ağzınızdan ve burnunuzdan aynı anda çıkıyorsa, küçük
diliniz nötr pozisyondadır.
4. Dilin bir blok engel olarak kullanılması
Ciğerlerinizden hava çıkışını, sadece dilinizi kullanarak
durdurabilmeniz gerekir.
- Ağzınızdan nefes vermeye başlayın
- Ağzınızı kapatarak havanın çıkışını engelleyin,bu durumda
yanaklarınız biraz şişecektir
- Tekrar nefes alın ve bu defa ağzınız açık iken epiglottis' i
kapatarak nefes vermeyi durdurun.
- Havanın ağzınızdan çıkmasına engel olmanın iki şeklini bunlardır.
- Üçüncü yol, dili kullanmaktır
- Nefes aldıktan sonra, ağzınızdan yavaşça verirken, T harfini
söylerken yaptığınız gibi, dilinizin ucunu üst ön dişlerinizin
arkasında damağınıza değdirin. Havanın çıkışı, biraz
engellenecektir. Bu pozisyonu bozmadan, dilin arka kısmını da, azı
dişlerinizin iç tarafına değdirirseniz, havanın çıkışını tamamen
önlersiniz.
5. Dilin bir piston gibi kullanılması
Yanınızda bir snorkel varsa bu antrenman için idealdir, eğer yoksa,
içecek kamışı da olabilir. Snorkeli ağzınıza koyun ve burnunuzu
kapatın. Ciğerlerinizi kullanmayın, havayı dilinizi kullanarak emin.
Yanaklarınızı şişirdikten sonra, ağzınızı kapatın. Hava, kapalı
dudaklarınız ve dilinizin arkası arasında hapsolacaktır. Dilinizin
arka kısmını damağınıza doğru yükseltirseniz, içeride kalan havayı
sıkıştırmış olursunuz, epiglottis' i açarsanız sıkıştırdığınız hava
ciğerlerinize gider. Bu yöntem ciğerleri tam olarak doldurduktan
sonra, bir miktar daha havanın depolanması için kullanılır ancak
konumuz dışındadır.
Dilimizi havayı veya bir sıvıyı emmek için nasıl kullanıyorsak,
ağzımızdaki havayı sıkıştırmak için de bu şekilde kullanacağız.
6. Epiglottis ve küçük dilin birbirlerinden bağımsız olarak
kullanılması
Genellikle bu iki kas birbirlerine bağımlı olarak çalışır.
Epiglottis' i kapattığınız zaman, küçük dilinizi de yukarı pozisyona
getirirsiniz. Frenzel tekniğinin başarılı olması için, epiglottis
kapalı iken küçük dilin nötr pozisyonda kalmasını sağlamanız
gerekiyor. Bunu yapmak biraz zordur ve alışmak zaman alır, ancak bu
tekniğin de en önemli kısmıdır.
Baş ve işaret parmaklarınızla burun deliklerini hafifçe tıkayın.
Kulak eşitleme işlemindeki gibi sıkıştırmayın, öyle
ki, biraz zorladığınızda, hava, burun kanatlarınızı şişirerek dışarı
çıkabilsin.
Yanaklarınızı tamamen şişirin
Epiglottis' i kapatın
Yanaklarınızı sıkıştırarak, havanın burnunuzdan çıkmasını sağlayın,
burun kanatlarınız şişecek ve parmaklarınızın arasından hava
kaçacaktır
Eğer hava burnunuzdan kaçmıyor ve ciğerlerinize geri dönüyorsa,
epiglottis' i kapatamamış olmanız gerekir.
Eğer hava sıkışmasına rağmen, burnunuzdan çıkmıyor ve ciğerlerinize
de geri dönmüyorsa, küçük diliniz yukarı pozisyonda, burun
boşluğunun girişini kapatıyor demektir.
Bu durumda küçük dilinizi nötr pozisyona getirebilmek için kontrol
çalışmalarını tekrarlayın
7. Tüm aşamaların birleştirilmesi ve pratiğe geçiş
Şimdiye kadar olan aşamaları deneyerek her biri için sonuç aldınız
ise, Frenzel tekniğini uygulayabilecek durumdasınız demektir.
Burnunuzu kapatın
Yanaklarınızı çok az hava ile doldurun
Epiglottis' i kapatın ve küçük dilinizi nötr pozisyona getirin
Diliniz blok yapın ve arka kısmı ile havayı sıkıştırın
Sıkışan hava epiglottis kapalı olduğu için ciğerlere geri dönemez
Küçük dil nötr pozisyonda olduğu için girişi açık olan burun
boşluğuna doğru itilecektir.
Burnunuzu kappattığınız için dışarı kaçamayan havanın gidebileceği
tek yer östaki kanalıdır
Kulaklarınız eşitlenir.
Dilinizle uyguladığınız basınç, kulak zarlarınızı dışarı itip
eşitlemeye yetecek güçtedir. Basınç uygulamaya devam ederseniz,
zarların bu defa dışarı doğru itildiğini hissedersiniz. Çalışırken
zarar verecek kadar ileri gitmeyin.
Frenzel tekniği, kontrollü basınç uygulama imkanı verdiği için hem
hava tüketiminin çok daha az olması hem de kulak zarlarına zarar
vermeden eşitleme sağladığı için çok avantajlıdır. Maske eşitlemek
için de aynı tekniği burnunuzu kapatmada kullanabilirsiniz.
Jak Boeno |
|