|
|
Sığ su
bayılması, bu konuya ilk açıklama getiren S.MİLES’ın açıklamasıyla, serbest
dalış sırasında oksijen azlığına bağlı yüzeye yakın görülen ani bilinç kaybıdır.
Miles, “Latent hypoxia” terimini ise kapalı devre dalgıçların sığ sularda
görülen ve açıklanamayan ani bayılmalarını tanımlamak için kullanılmıştır.
Sığ su bayılması genellikle yüzeye çıkışta son 15 ft’te (5 m.) de görülür.
Oksijen açlığı çeken akciğerler yüzeye yaklaştıkça daha da hızlı genişleyerek
bir anlamda oksijen vakumu yaratır. Bunun sonucunda kanda az miktarda kalan
oksijen akciğerlere çok hızlı transferiyle kanda çok ani bir oksijen
yetersizliği doğar. Merkez sinir sistemi (MSS) ise bu durumda acil durum
protokolüyle oksijen tüketimini minimize etmek için dalgıcın bilincini
kaybettiği an kritik nokta kabul edilir. Kritik andan itibaren iki olasılık
vardır. Bunlardan birincisi dalgıcın bayıldıktan sonra nefes almaya çalışması ve
bunun sonucunda boğulmasıdır. Bu zayıf bir ihtimaldir; çünkü dalgıç dalış
sırasında nefes tuttuğundan bayıldıktan sonra MSS’in nefes alma impuls’ı
gönderme ihtimali zayıftır. Bu aşamada genellikle yanlış bilinen bir olguyu
düzeltmekte yarar vardır. Herhangi bir sıvıyla boğulma durumlarında akciğerlere
o sıvının dolması iki aşamada olanaksızdır. Solunum yollarına giren ilk sıvıyla
buradaki kaslar kasılır ve daha fazla sıvı girmesini önler. Dalgıcın veya başka
bir kazazedenin akciğerlerine ancak ölümünden belli bir süre sonra (5-30 dak.)
su dolabilir. Bunun sebebiyse ölümden belli bir süre sonra bu kasların gevşemesi
ve sıvıyı daha fazla engelleyememesidir. Konumuza yeniden dönersek kritik
noktadan itibaren olabilecek ikinci olasılık dalgıcın hiç nefes almamasıdır ki
bu dalgıcın kurtulması olasılığını artırır. Sığ su bayılmalarında dalgıcın bayıldığı andan itibaren nefes almaması çok yüksek
bir olasılıktır.
Sığ su bayılmasının ölümcül sonuçlarla sonuçlanmasının sebebi çok ani ve hızlı
gelişmesidir. Dalgıç daha ne olduğunu anlamadan ani bir baş dönmesinin ardından
(1-2 saniye) bilincini kaybeder. Bilinçsiz serbest dalıcıların dibe daha rahat
inebilmek için fazla ağırlık almaları sonucu bu kişiler sığ su bayılmasıyla
karşılaştıklarında bayılmanın ardından palet vuramadıklarından negatif
yüzerlilikleri sayesinde dibe batar ve kendi sonlarını hazırlar. Bu sebeple
serbest dalış sırasında SCUBA dalışta kullanılan ağırlığın maksimum %40’ı
kullanılmalıdır. Bu oran sayesinde sığ su bayılmasının görülme olasılığının en
yüksek olduğu son metrelerde dalgıç ekstra pozitif olacağından, bayılma
durumunda yine de yüzeye ulaşabilecektir.
Sığ su bayılması (SSB) görülen dağlıçların %85’inin dalıştan önce
hipervantilasyon yaptığı belirlenmiştir. Hipervantilasyon kandaki CO2 miktarını
azaltarak dip zamanını artırmak amacıyla serbest dalgıçlarca sıkça başvurulan
yöntemlerdir. Hipervantilasyon aslında bugün dünya rekortmenlerinin derecelerine
ulaşmalarındaki önemli sırlardan biridir. Fakat bu özel insanların metabolizması
yılar süren hipervantilasyon antrenmanlarıyla bu fenomene adapte olmuştur.
Unutulmamalıdır ki Pelizzari, Genoni ve Pipin gibi ileri düzey serbest
dalgıçların olsijen-karbondioksit sistemlerinde çok önemli modifikasyonlar
görülmüştür. Örneğin, 1987’de Pipin üzerinde yapılan araştırma da Pipin’in bacak
kaslarındaki myoglabin (kaslarda oksijen depolayan protein) konsantrasyonun,
dalıcı memeliler dünyasının önemli şampiyonlarından imparator pengueninin 6
aylık bir yavrusu düzeyinde olduğu görülmüştür. Bu değer normal bir insanın
yaklaşık 18 katıdır.
Hipervantilasyonun esas tehlikesi ortalama serbest dalgıçlar içindir. Aşağıda
hipervantilasyon olgusunu daha ayrıntılı inceleyeceğiz. Hipervantilasyon: Belli
bir zaman diliminde gereğinden daha hızlı veya daha derin ve hatta hem derin hem
de hızlı nefes almaya hipervantilasyon denir. Bu durumda vücutta daha fazla
oksijen depolanamaz. Oksijen kısmi basıncı (1 atm’de) vücutta en fazla 105
mmHg’ya yükselebilir ki bu değere genellikle 2 derin nefes sonucunda ulaşılır.
Hipervantilasyonun, serbest dalgıçların kullandığı inanılmaz etkisi kandaki
karbondioksit kısmi basıncınadır. Derin ve hızlı solumanın ardından kandaki
karbondioksit miktarında önemli düşüşler görülür. Karbondioksit dengesi vücut
tampon çözelti sayesinde ayakta tutar.
Serbest dalışa yeni başlayanlar önceleri CO2 seviyesine çok duyarlı olurlar. 15
saniye dahi bu dalgıçların kendilerini rahatsız hissetmelerine yani MSS’nin
nefes alma istemi yaratmasına yeterlidir. Eğitimli serbest dalgıçlar ise
uyguladıkları doğru hipervantilasyon ve adapte olmuş metabolizmaları sayesinde
bir anlamda MSS’in solunum merkezini kandırarak inanılmaz dip zamanlarına
ulaşabilirler. Bir araştırmada, Pelizzari’nin saf oksijen hipervantilasyonu
sonucunda tam 1.5 saat (yanlış okumadınız) nefes tutabileceği hesaplanmıştır.
Hipervantilasyonun temel tehlikesi, dalış öncesi CO2 seviyesinin çok düşük
olması nedeniyle CO2’nin nefes alma istemi yaratacak oranlar çok geç ulaşması ve
ulaştığı zaman ise beklide oksijen miktarının tehlikeli sınırlara ulaşmış
olmasıdır. Oksijen seviyesi dipte hipoksia yaratacak düzeylere kadar düşmez.
Bunun sebebi 60 mmHg altındaki oksijen kısmi basınçlarında kandaki CO2 seviyesi
ne olursa olsun oksijen mekanizmasının devreye girmesi ve dalgıcın nefes alma
istemi duyarak çıkışa geçmesidir. Fakat yüzeye yaklaştıkça zaten sınır değerlere
yakın olan oksijen kısmi basıncı iyice düşer ve buna ek olarak akciğerlerdeki
oksijen azlığını fiziksel gaz kanunları sonucunda dokular ve kan karşılamak
zorunda kalır. Kanda kalan az miktardaki oksijende akciğerlere difüze olur ve
bir anda vücutta hipoksia oluşur ve dalgıç bilincini yitirir. Yukarıdan
anlaşılabileceği gibi sığ su bayılmasının görüldüğü durumlarda dalgıcın yukarı
çıkma istemini hem CO2 hem de O2 yaratabilir. Fakat istemi hangi gazın yarattığı
sonucu dağiştirmez, dalgıç yüzeye yaklaştıkça özellikle son 15 ft’te
oksijensizliğe bağlı olarak bilincini yitirir.
Serbest dalışa yeni başlayanların sığ su bayılmasından korunmalarının en önemli
yolu hipervantilasyondan uzak durmaktır. Zamanla serbest dalış yeteneği ve
tecrübesi arttıkça dalgıç vücudunu tanıyacak ve tehlike yaratmadan hafif
hipervantilasyon yapabilecektir.
barracudas'dan alıntıdır. |
|