|
|
|||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|||||||
|
UNUTMAYIN....HİÇ BİR BALIK HAYATIMIZDAN VE DALIŞTAN DÖNMEMİZİ BEKLEYEN SEVDİKLERİMİZDEN DEĞERLİ DEĞİLDİR....
|
|
Orta kulağın iniş barotravması:
Dalgıçların dalışa bağlı sağlık problemleri
arasında barotravmalar en sık karşılaşılan problemdir. Barotravmalar
arasında en sık görülen ise orta kulağın iniş barotravmasıdır. Orta
kulak ile dış ortam arasındaki basıncın eşitlenememesinden kaynaklanır.
Oluşan basınç farkı travmadan sorumludur. Yüksek basınçla karşılaşan
hemen herkezin karşılaştığı en yaygın şikayeti kulaklarını
açamamalarıdır. Tıpkı uçak yolculuklarında iniş esnasında, ya da kara
yolculuklarında dağlardan aşağılara inerken olduğu gibi.
Orta kulak dış kısmı kulak zarı ile
sınırlı, iç kısmı "Östaki Borusu" ile nasopharenx' e (boğaz boşluğu)
açılan, içinde işitmemize yarayan küçük kemikçikler ve hava bulunan bir
organdır. Bazen bir takım kişilerde kronik, çoğu kişilerde de bir üst
solunum yolu enfeksiyonu varlığında, östaki borusu basınç eşitleme
sırasında kolay açılamaz. Yüksek basınçlı ortamlarda sorun yaşanır.
Östaki borusunu döşeyen dokularda meydana gelen ödem ve enflamasyon (
şışlik ve iltihabi reaksiyon) buna neden olmaktadır. Östaki borusunu
tıkamaya meyilli her durum orta kulak barotravmasına zemin hazırlar.
Dalan hayvanlar bu problemi orta kulak
boşluğunda bulunan arterio-venoz pleksuslar (damarsal ağ) sayesinde
yaşamamaktadırlar. Bu damar yapılarına dalış esnasında kan dolarak,
çıkış sırasında ise boşalarak oluşan basınç farkı hacim değişiklikleri
ile giderilir.
Nasopharenx ile orta kulak arasındaki
basınnç farkı 20 mmHg olduğu zaman, ki bu fark 25 cm derinlikte nefes
alındığı zaman oluşur, östaki borusu genellikle açılmaktadır. Bu açılma
yutkunma hareketi, esneme, çenenin oynatılması ya da "Valsalva
manevrası" (ağız ve burun kapatılarak burundan hava verilmeye
çalışılması) ile sağlanmaktadır. Eğer dalgıç kulak açma işlemini
yapmazsa, yada lokal enflamasyon veya ödem yüzünden açılma sağlanamazsa,
orta kulaktaki basınç çevreye göre negatifleşir. Eğer dalgıç 75 cm dalar
ve basınç eşitleyemezse 60 mmHg lık bir basınç farkı oluşur. Bu durumda
östaki borusunun etrafındaki dokulara kan hücüm eder ve ödem oluşur.
Östaki lümeninin daralması sonucu basınç eşitleme veya kulak açma işlemi
zorlaşır. Aynı zamanda oluşan negatif orta kulak basıncı ile oluşan
nasopharengeal kapak etkisi ile kulak açmak daha da zorlaşır. 90 mmHg
lık bir basınç farkı söz konusu olduğunda genellikle kulak açma işlemi
mümkün değildir. Oluşan 60 mmHg lık basınç farkı kulakta dolgunluk hissi
ve ağrı duyulmasına neden olur. 100 ila 760 mmHg lik basınç farklarında
ise (1,5-10 m) kulak zarı yırtılabilir.
Eğer 2 m derinliğe dalınırda kulak
eşitlenemezse Boyle kanununa göre orta kulak hacmi % 20 azalır, kulakta
ağrı hissedilir. Bu esnada basınç eşitlenirse aynı ağrı hissinin
oluşması için, yani orta kulak hacminin tekrar % 20 azalması için, 4,4 m
derinliğe inilmesi gerekmektedir. Yine basınç eşitlemesi yapılırsa aynı
his için 7,3 m derinliğe inilmesi gerekir. Görüldüğü gibi derine
inildikçe birim derinliğe düşen kulak açma sayısı azalmaktadır. Eğer
basınç eşitlemesi gerçekleşmemesine rağmen inilmeye devam edilirse
bahsettiğimiz örnekte olduğu gibi zar yırtılmasına kadar gidebilen orta
kulak hasarları görülebilir. Kulakta meydana gelen hasarın gelişmesinde
basınç farkına maruz kalma süresi de etkili bir faktördür.
Östaki borusunda tıkanmaya neden olabilecek
faktörleri şöyle sıralayabilliriz;
Orta kulak barotravması söz konusu
olduğunda başlangıçta kulakta bir rahatsızlık, tıkanma hissi ve
dolgunluk görülür, inmeye devam edilirse ağrı oluşur. Ileti tipi işitme
kaybı daima vardır, fakat ağrı ön plandadır ve daha fazla derine inmeyi
engelleyecek şiddette olabilir. Hafif kulak çınlaması ve baş dönmesi
görülebilir. Hacim değişiklikleri ilk 10 m de daha fazla olduğundan
problemlerin çoğu sığ derinliklerde görülür. Eğer kulak zarı yırtılırsa
orta kulak boşluğuna su girerek basınç eşitlenir ve otomatik olarak ağrı
geçer. Fakat içeri giren soğuk suyun uyarması sonnucu baş dönmesi ve
bulantı meydana gelir. Suyun sıcaklığı vücut ısısına erişince bu
şikayetler kaybolur. Dalıştan sonra etkilenen kulakta bir ağrı
kalabilir. Çıkış esnasında buruna ve boğaza genişleyen gazın etkisiyle
kan itilebilir. Orta kulakta negatif basınç etkisi ile biriken kan veya
sıvı hissedilir ve "kulağa su kaçtı" diye yorumlanır. Kulağa sokulan
kağıt külahlar yakılır, baş o yana eğilirek tek ayak üstünde zıplanır,
ya da kulak dibinde iki taş birbirine vurularak etraftaki insanlar
eğlendirilir. Sağlam bir kulak zarı varlığında kulağa su kaçmayacağı
açıktır. Orta kulakta biriken kan veya sıvı ile kemikçiklerin ıslanması
genellikle geçici bir işitme kaybına neden olur. Oluşan hasar yalnız
kulak zarında değil tüm orta kulak yapılarındadır. Mukozalarda ödem,
kanamayla birlikte enflamasyon, orta kulak başlığında kan ve seroz sıvı
toplanması görülebilir. Oluşan travma, yapılan muayenede kulak zarının
görünümüne göre hafiften ağıra altı gruba ayrılır. En hafif şeklinde zar
normal görülmesine rağmen şikayetler mevcutken en ağır şeklinde
kulak zarının yırtılması söz konusudur.
Hekim tarafından teşhis edilen orta kulak barotravması yine hekim
tarafından travmanın derecesine göre, dalış yasağıyla birlikte tedavi
edilmelidir. Kulak zarının yırtıldığı durumlarda genellikle cerrahi bir
girişim gerekmezsizin kendi kendine iyileşme görülür. 2-3 hafta içinde
uygun medikal tedaviye rağmen kendi kendine iyileşmeyen kulak zarı
konunun uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Östaki borusundaki bir
problem ve sinüzit gibi durumlar iyileşmeyi geciktirir. En iyi tedavi dikkat ve önlemdir. Orta kulak barotravmasının tedavisi genel olarak adayların uygun seçimine, gerekirse basınç testine tabi tutulmasına ve bir üst solunum yolu enfeksiyonu varlığında dalıştan sakınmaya bağlıdır. Dr.
Akın Savaş TOKLU
|
Dış kulak yolu iltihabı (otitis
eksterna, yüzücü kulağı) Korunma yolları Dr.Şefika Körpınar |