İşte ayın avcısı..... TİGİN DANYAL

AnasayfaHakkımızdaAv VideolarıForumGaleriİletişimBalıklarAyın AvcısıAv TeknikleriDalış EkipmanlarıSöyleşilerİçimizden BiriMera SeçimiHava TahminTehlikelerLinklerZıpkıncı Sözlüğü

  Her ay forumdaki arkadaşlarımızdan birini ayın avcısı olarak seçiyoruz. Bu ay ki avcımız Sevgili Tigin Danyal. Uzun süredir avlamak istediği sinariti ve mükemmel avının kendine yakışır hikayesi.  
 
 

Mor kırmızı şafak yıldızları söndürürken, camdan içeriye dolan rüzgarı çiğerlerime çekiyordum.Sabahın gelişini karşılayan kuş sesleri , mıcır dökülü yolda ilerleyen arabamızın lastik sesi ile birbirine karışıyordu.Tezek kokan köylerin içinden geçerken,selamlaştığım yaşlı amcaların gülen yüzleri ile derin maviye doğru ilerliyorduk.Neden bu insanlar büyük şehirlerde olmazdı ki…

Meraya geldiğimizde her zaman ki bacakların titremeye nefes alış verişim hızlanmaya başlamıştı.Tanrı küçük bir kuşu kalbime kondurmuştu.Bir şeylerin olacağını söyleyen ses, yüreğime göz kırpıyordu.

Sevgili Murat, yılların verdiği tecrübe ile daha sakin ve temkinle ekipmanını hazırlarken, ben elbise içinde terlemeye başlamıştım.Mera gerçekten çok uzaktaydı.Zaten dalışımız tam 7 saat sürecekti.( fotoğraf makinesi tarih ve saat ayarları doğru değildir)

Hep suya girmeden önce Jak ağabeyimin “ ava başlarken akıntının tersine yüzün , dönüş de rahat edersiniz “ sözü aklıma gelir ancak o sabah akıntı arkamızdaydı.Su bulanık ancak ilerledikçe derin mavi rengini belli ediyordu. Sargoz yavruları, melanuryalar, moklu sarpalar,kiklalar,çırçırlar gözükmeye başlamıştı.Garip bir şekilde merada istediğimiz canlılığı bulamıyorduk.Sevgili Murat, taş altında ki hünerlerini göstermeye başlayınca ben arayı açmıştım.Hani hep hissedersiniz ya “işte burası” yat dediğim yere yatmıştım.Sağ tarafımdan 4 lü bir levrek sürüsü görmüştüm.Arkalarından güneş vuruyor kurşuni sırtları parlıyordu..Çok sakin bir şekilde beni tanımaya gelen bu sert delikanlıyı , belime takmıştım.

İlerlemeye devam ettim hava yavaşça dönmeye ,çırpıntılar artmaya başlamıştı.Dik kayaların hizasına geldiğimde ; kırma ve dökme taşlık kıyı hafif bir eğimle yar yapmaya başlıyordu.Yarın bitimine doğru erişteler ile kucaklaşmış taşları fark edince dinlenmeye ve nefeslenmeye başlamıştım.Aşağıda çırçır ve melanurların dansları burada farklı yaşamların olacağı sinyallerini veriyorken , içimdeki ses kalbime selektör yapmaya başlamamıştı.Kule tekniği ile inmeye başladım.Önümde 3 farklı boyutta taş ve aralarında mükemmel erişteler ile süslenmiş bir boşluk .Sol kulağımın iyice açılması ile çok rahatlamıştım.Birden önümdeki melanuryaların kaçıştığını fark ettim.Kıyıdan açığa doğru yatmıştım.Ve işte o çatık kaşları ve sert mizaçları ile 7-8 parça irili ufaklı sürü gözümün önündeydiler.

Sert manevralar başlamıştı.Hele ki içlerinde inanılmaz güzellikte ve irilikte olanı, o turunç kafasını döndürdükçe benekleri ışık saçıyordu.Sonra sürüsünün arkasından bir hışım ile üstüme gelenler son anda sanki “köprüden önce son çıkış” tabelasını kaçıran sürücüler gibi manevralar yapıyorlardı. O sırada solumdan direkt gözlerime bakıp hızla geçiş yapan bu sert delikanlıya tetik düşürdüm.Çok sert bir şekilde cevap verdi makarayı açtım ancak 3-4 metre sonra şiş ile birlikte yan düşüverdi.Üzerine atlayıp kollarımın arasında göğsüme yapıştırıp, derin maviden yukarıya çıkmaya başladım.İnanılmaz mücadele ediyor her çırpınışta sanki avuçlarımdan uçaçak kuş misali beni heyecanlandırıyordu.

Satıhda birbirimize baktık.Çok asil ve çok güzeldi.Renklerini size anlatamam.Uzun sure onu sevdim .Sarı iri gözleri hala bana sert bakıyordu.Kıyıya yanaşıp dinlemeye çalışdım.
Tanrıma ettiğim dualar ile ufukdaki engin maviyle uzun sure başbaşa kaldık.

TANRIMA, DERİN MAVİYE, EŞİM İNAN DANYAL'A, KARDEŞİM MURAT KANBERE, JAK BOENO AĞABEYİME ve DOST TAMER AYGÜN'E TEŞEKKÜR EDERİM.
_________________
Tüm sevgi ve saygılarımla
Tigin DANYAL - 1969
İstanbul
" Beni bekleme SiNARiT, varsın derin mavi senin olsun "
www.sualtiavi.com/tigindanyal

 

 
 
Copyright© 2007, _www.sualtiavi.com_. All rights reserved.